Kitapta işlenen konu; hayatınızdaki her şeyi masaya yatırın ve hoşunuza gitmeyen şeylere siktir et çekin (benim anlayabildiğim kadarıyla.) Sevgiliniz mi aldattı? O zaman siktir et deyin. Derslere mi sıkıldınız? Siktir et deyin. Zayıflamak mı istiyorsunuz? Siktiri çekin. Hayatta hiçbir şey sizden önemli değildir. Vs. vs. Tamam bazen siktir et çekmek iyidir, sorumluluktan uzak durmak içimizi rahatlatmak. Tabi bu anlıktır. Ya sonrası için ? Tabi anı yaşa diye bir tabirde vardır. Önemli olan şuan dır. Ama ne bileyim bu kadar da olmaz. ( Bu arada yine şifayı kaptım burnum acayip akıyor. Dakikada bir de hapşuruyorum. Şuanda tek ilacım bir bardak filtre kahve, sigara ve Edith Piaf aahh tabi ve kutsal kağıt mendillerim.) Kitap da yazılan şeyleri zaten normal bir insansanız yaşıyorsunuzdur. Yani demek istediğim. İşlerden sıkıldınız. Siktir et diyorsunuz ve kendinize 3 günlük bir kaçamak yaratıyorsunuz. Her şey güzel, dünya barışı, dumansız hava sahası sonra her şey yine eskisi gibi. Yine doğru cümleyi kuramadım. Zaten yazılanların hepsini yaşıyorsunuz. Yazarın önerilerini de kafanızdan geçiriyorsunuz. Belki çoğunu da yapıyorsunuz. En iyisi siz alın okuyun bu kitabı ( merak ettiyseniz tabi ki), o kadar saçma ki anlatamıyorum bile. Bir ara düşündüm de ( evet ara sıra düşünürüm böyle), bizim şişko John oturmuş iskemlede canı sıkılmış ve boş vakitlerinde böyle bir şeyler karalamış. Yemek masasından 1 hafta boyunca 5 dk. erken kalkmış ve bu kitabı yazmış ( aslında 3 yılda tamamlamış kitabı, iyide olmuş şaheser resmen kitap).
Adam liseli ergenler gibi yahu insan denen varlık bu kadar sorumsuz olamaz anlayamıyorum yani, her şeyin çözümü siktir et çekip rahatlamak olsaydı ben çoktan Nirvana'ya ulaşmış olurdum herhalde.
Eklemek istediğim son şey ise, ben bu kitaba çoktan siktir edi çektim şimdi sıra sizde. Siktir et!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder