28.7.11

Hoyt

Merhabalar efendim neredeyse 1 haftadır bir şeyler karalamadım.Bunun sebebi ise anime ve film izlemem birazda tatil yapmamdı. Geçen gün arkadaşımla (ablam desem daha doğru olur aslında) oturmuş film izleyecektik. Güzelce balkonu hazırladık, pufları koyduk, laptopu yerleştirdik, çayımızı yaptık, ice tea mizi aldık, sandviçlerimizi yaptık,ufak atıştırmalar hazırladık.Kısaca etrafı açık büfeye çevirdik.Filmi tam açtım bir baktım tr dublaj değil onu bırak altyazı bile indirmemişim. Bana kalsa problem değil ama Emine altyazıyı takip edemiyor. İzleyeceğimiz film: Red Riding Hood'dı. Tamam ben arşivden başka filmler seçeyim dedim ama hiç tr dublaj bir filmim olmadığını fark ettim. O zaman Türk yapımı bir film izleyelim dedik. 10.kez izlemek üzere Kaybedenler Kulübünü açtım. İzlemeye başladık, iyi hoş ilk 20 dk yı atlattık. Sonra bir baktım Emine uyumuş. Ee kadın haklı 2 çocuk ve bir kocayla uğraşmak kolay değil. Sonra telefonu çaldı bende açtım. Bir bebek sesi hem ağlıyor hem anne diyor. Meğerse Yağmur(Emine'nin bebeği) uyanmış. Kocası da arayıp telefonu Yağmur'a vermiş.(daha 1.5 yaşında çocuğa telefon vermiş) Daha sonra uyandı film yarıda kaldı. O gecede öyle geçti. Ertesi gün Red Riding Hood'ı izlemeye başladım ve çok beğendim. Kırmızı başlıklı kız konulu en güzel filmdi. Sonra anime izlemeye devam ettim. Daha sonra Harry Potter serisine başladık. Geçen haftada 1000. kez Yüzüklerin Efendisi serisini bitirdim. Öyle böyle derken bloga hiçbir şey yazamadığımı fark ettim ve olay bundan ibaret. Şimdi ben gidiyorum. Hoşça kalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder